Sn. Erkan Kayaöz 'ün Makalesi için Tıklayınız.
Büyük ve derin vadilerin olduğu ormnlar çalılık ve maki kaplı sarp dağlarda görülür, gündoğumu ve gün batımında etkindir, tek dolaşır. kaya kovuklarında barınır. Geyik, alageyik, yaban keçisi, yaban domuzu, küçük memeliler ve kuşlar temel besindir. Çakla gibi köpekgilleri, tavşan gibi küçük otçuları, hatta kertenkeleleri avladıkları da olur. Avlarını pusu kurarak ve aniden saldırarak yakalarlar. Daha sonra bunları bir ağaç ya da kaya kovuğuna taşıyarak saklaralar. Özellikle doğada avları aşırı azaldığı zaman, evcil hayvanlara da saldırabilirler. Buda insanlarala parsalrın arasını açan başlıca nedendir. Öte yandan, son yüzyilda ülke nüfusunun katlanarak artması ve ateşli silahların yaygınlaşması insan ve pars kaçınılmaz bir şekilde karşı karşıya geldiler. Pars, artık insan için saygı duyulan bir rakip değil, sadece görüldüğü yerde yokedilmesi gereken bir "zararlı" ydı. Özellikle , 1950'lerden sonra ormanların açılması ve tarlaya dönüştürülmesi, yolların bir bir zamanlar ıssız olan yörelerden geçmesi, kıyılarda nüfusun yoğunlaşması parsın oldukça kararlı sayılacak popülasyon dinamiklerini alt üst etti. Gerek parsın daha yoğun olduğu kıyılarda, gerekse iç kesimlerde insan ve pars daha sık karşılaşır oldular. Doğal av kaynaklarının giderek azalmasıyla birlikte parslar zaman zaman avı daha kolay olan evcil hayvanlara yöneldiler; bu daha çok defa onların sonunu hazırladı. Pars, sürüden ayrılmış bir keçiyi öldürdüğü zaman ya bir sürek avının kurbanı oluyor, ya da leşin üzerine boca edilen tarım ilacından zehirlenerek ölüyordu.
Yaklaşık yirmi yıl yaşar. Ege ve Akdeniz bölgesindeki dağlar, onun en çok görüldüğü yerlerdir. İzmir ve Aydın civarı ise bir zamanlar parsın en yoğun yaşadığı yörelerdendir.. Ancak 1960'lara kadar süren avcılık ve artan insan yoğun yaşadığı yörelerdendi. Ancak 1960'lara kadar süren avcılık ve artan insan etkinlikleri bu bölgede de pars bırakmamış gibi görünüyor. Belki, Kuşadası'nın güneyindeki Dilek Yarımadası Milli Parkı'nda yalıtılmış ve geleceği pek parlak olmayan bir-iki bireyeden söz edebilirsiniz.
Eski zamanlarda Anadolu'da yaygın olduğu kadar sıkça rastlandığına dair bilgiler vardır. Roma İmparatorluğu döneminde gladyatör döğüşlerinde kullanılan parsların arenalara Tororslardan yakalanıp götürüldüğünün kalıntıları hala yerli yerinde durmaktadır. "Kaplan Kapanı" adı verilen taştan yapılmış dehlizlerin kalıntıları günümüzde de görülmektedir. Selçuklu ve Osmanlı minyatürlrinde pars figürlerine sıkça rastalnamıştır.
Turgut Reis zamanında Bodrum yarımadasında Sıralanan Dağların'daki köylerde geceleri pars korkusundan dışarı çıkılmazmış. Yakın tarihizmizin ünlü pars avcısı Mantolu Hasan Mislaslı'dır. Egede 1950'li yıllarda 15 adet pars vurduğu söylenir.
Kuşadası'nın güneyinde yer alan Dilek Yarımadası Milli Parkı'nın 1960'lı yılların sonlarında milli park olarak ayrılmasının sebeplerinden biri, Anadolu Parsı'nın yaygın olarak burada yaşıyor olmasıdır. Milli parkın güneyinde yer alan eski Doğanbey Köyü ile kuzeyinde yer alan Güzelçamlı beldesinin yaşlılarının anlattıklarına göre Anadolu parsı'nın canjıraş sesini geceleri sürekli duyduklarını ve adını canavar olarak bildiklerini söylemektedirler.
Bodrum'a giderken Güvercinlik civarında sola Mumcular'a bir yol ayrılır. Bu yol sizi Mazı köyüne götürür. mazı Köyünün ekilecek toprağı olmadığı için Mazılı'lar pars avını geçim kaynağı yolu edinmişlerdi. Bu yüzden, bu köyde pars avcılığı yaparken yaralanmış sakat kalmış ve pars tarafından öldürümüş birçok insan bulunmaktaydı.
Mazı Köyü'nde , 100-150 erkeğin ancak ikisinin tüfeği vardı. Birisi teneke bir çifte, diğeri de atalardan kalma bir şişhane. Köyde yirmi-yirmi beş adet büyük kama vardı. kamaların demiri Kızılcadağ'dan torba torba toplanır, Bodrum'a taşınır, orada demircilere dövdürüldü. Mazılı Şerif de bu kamalardan birinin talhli sahibiydi. Mazılı Şerif yörenin en ünlü pars avcısıydı. Yörede mazı biçimi pars avı vardı.
Çoban kepneğinin önü iyice tireyle derme çatma dikilir. Kepenek başa geçirilir. Yalın kamayla pars inine dalınıverilir. Pars saldırıpda da tırnaklarını kalın kepeneğe geçirince kepeneğin altından sıyrılırverir. ve mazı usulu kama parsın canevine saplanıverildei. Bu iş bir saniyeden daha fazla sürerse avcının eğer varsa karısı dul, çocukları öksüz kalırlar demekti. Mazılı Hacer de erkeklerle pars avına çıkan mangal yürekli bir kadındı.


